Ayın Kitabı: İnsanın Anlam Arayışı

Günümüz insanının sıklıkla yaşadığı boşluk hissine ışık tutan bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Ünlü bir nörolog ve psikiyatrist olan Viktor E. Frankl tarafından yazılmış olan “İnsanın Anlam Arayışı”
Viktor E. Frankl, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin zulmünden fazlasıyla nasibini almış ve yılları toplama kamplarında geçmiş biri. Yaşadığı tüm bu acılara rağmen hayatta kalmayı ve hayata tutunmayı başarmış bir insan. Bununla da yetinmeyip tüm bu yaşadıklarından da feyz alarak alanında bir ekol olmayı başarmış.
Logoterapi adını verdiği varoluşçu terapi yaklaşımı, Freud ve Adler’den sonra “Üçüncü Viyana Okulu” olarak da anılmaktadır.
Günümüz tüketim kültürünün insanları haz peşinde koşan bireyler olmaya yönlendirdiği bir zamanda bu kitap yaşama farklı bir çerçeveden bakmanızı sağlayabilir.
Kitap genel anlamda iki bölümden oluşuyor diyebiliriz.
Birinci bölümde hepimizin Nazi soykırımını anlatan kitap ve filmlerden aşina olduğumuz manzaralarla yazarın toplama kampı deneyimleri yer alıyor. Okurken bile tahammülü zor olan bu insanlık dışı olaylara bunu yaşayanların gözünden bakabilmek kitabın sonrası için de önemli bir temel oluşturuyor.
İkinci bölümde ise Logoterapinin ne olduğu detaylandırılıyor. Bu sırada varoluşsal boşluk ve sebep olabileceği durumları ve logoterapinin hangi durumlarda, nasıl başarılı olabileceğini de örneklerle gözler önüne seriyor.

Kitaptan alıntı yaptığım birkaç cümleyi de aşağıda paylaşıyorum.

“Başarıyı amaçlamayın. Bunu ne kadar amaç haline getirip bir hedefe dönüştürürseniz, kaçırma olasılığınız da o kadar artar. Çünkü mutluluk gibi başarının da peşinden koşamazsınız; kendisi ortaya çıkmalı, kendisi oluşmalı ve sadece kişinin kendinden daha büyük bir davaya kişisel adanışının amaçlanmayan bir yan etkisi olarak ya da kişinin kendini başka bir insana bırakışının bir yan ürünü olarak oluşmalıdır.”

“Anormal bir duruma gösterilen anormal bir tepki normal bir davranıştır.”

“İnsanın özleyebileceği nihai ve en yüksek hedef sevgidir.”

“Sevgi, sevilen insanın fiziksel varlığının çok ötesine geçer. Sevgi en derin anlamını kişinin tinsel varlığında, iç benliğinde bulur.”

“Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıl’a katlanabilir.” (Nietzsche’nin bir sözü)

“Kendine gülmeyi öğrenen nevrotik birey, kendini idare etme, belki de iyileşme yoluna girmiş olabilir.” (Gordon W. Allport’un bir sözü)

“İnsan nihai anlamda kendini belirleyen bir varlıktır.”

“Sorumluluk terimiyle yaşanmadığı sürece, özgürlük yozlaşma tehlikesiyle karşı karşıyadır.”

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.